‘Allah Belanı Versin’ Adlı Parçasıyla Ünlenen İsmail YK, ‘Korkusuzlar’ Adlı Bir Dizide Rol Alacak.
‘Şapur Şupur’ ve ‘Bombabomba.com’ adlı albümleriyle müzik dünyasında fırtına gibi esen ve ödüle doymayan şarkıcı İsmail YK, sahnelerden televizyon dünyasına transfer olan ünlüler kervanına katıldı. Bugüne kadar kendisine gelen tüm oyunculuk tekliflerini reddeden ünlü şarkıcı, atv’de yayınlanacak ‘Korkusuzlar’ adlı dizi için kamera karşısına geçme kararı aldı.
SUÇLULARA MEYDAN OKUYOR
Senaryosunu Osman Dikiciler’in kaleme aldığı, yönetmenliğini ise Tevfik Şenol’un yaptığı dizide, İsmail YK‘ya İsmail YK Günay, İstemi Betil, Ali İpin, Berna Öztürk, Bahar Akça, Ercü Turan, Eriş Akman, Mihriban Er ve Ali Yaylı eşlik edecek. YK, dizide İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün kurduğu özel bir timde görevli olan bir gizli polisi canlandıracak.
Bir Ay Boyunca Ders Aldı!
Rolüne adapte olabilmek için bir ay boyunca emekli bir polis memurundan ders aldığını belirten YK, motosiklet kullanmayı öğrenmekte zorlanmadığını söylüyor. Kuzguncuk’taki dizi setinin hayranlarının istilasına uğradığını ve bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini belirten ünlü şarkıcı ekliyor: ‘Daha önce sadece kliplerde oyunculuk yapmıştım. İlk defa bir projede hiç şarkı söylemeden oyunculuk yapacağım. Çok heyecanlıyım ama kendime güveniyorum. Eminim ki bu işin altından kalkacağım.’
1 Kommentar
A Vitamini :
Yağda eriyen bu vitaminin bir kısmı cilt altındaki dokularda, böbrekte ve karaciğerde depolanır. Bedenin bu vitamini en iyi biçimde kullanabilmesi için D vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamin cildin nemli kalmasını sağlar. İdrar yolları ve solunum enfeksiyonlarında bedenin direncini artırır. Gözlere, soğuk algınlığına ve öksürüğe yararlıdır. A vitamini eksikliği cilt kuruluğuna, cildin nasırlaşmasına veya pullanmasına, böbrek taşlarına, zayıf diş oluşumuna, kötü sindirime, sinüzite, kulak iltihabına ve gece körlüğüne neden olur.
Bu vitamin en çok balık yağında bulunur. Diğer kaynaklar: Güneşte kurutulmuş kayısı, kuşkonmaz, maydanoz, ıspanak, havuç, kereviz, yabani hindiba (radiga), marul, portakal, erik, domates, şalgam yaprağı, su teresi. Sütlü maddelerde bulunan A vitamini ineğe verilen besindeki A vitamini miktarına bağlıdır. Yazın hayvan taze ot yediğinden, sütte bu vitamin daha çoktur; kışın ise kuru ot yemek zorunda kaldığından, vitaminin değeri düşük olur.B1 Vitamini :
B grubu vitaminlerin birçok çeşidi vardır. Bunların 12`si önemlidir. Ancak alınan besinde B1, B2 ve B3 vitaminleri varsa ötekiler de var demektir. Bira mayasında B12 vitamini dışında tüm B grubu vitaminler vardır. Suda eriyen B1 vitamini iştahı önemli oranda etkiler; besinin sindirilmesine yardım eder ve bedeni enfeksiyona karşı korur. Sinir dokularının normal çalışması için gereklidir. Bu vitamin eksikliği nasıl anlaşılır? Çabuk yorulma, çabuk öfkelenme, asabiyet, unutkanlık, kaslarda ve baldırlarda ağrı, sık kalp atışı, bacaklarda şişme, çocuk seslerine katlanamama, iştahsızlık, yorgunluğa karşın uyuyamamak B1 vitamini eksikliğine işaret edebilir. Rafine edilmiş unlu maddeler yendiği oranda bu vitamine gereksinim artar. Tütün, alkol, şeker B1 vitaminini yok eder. Aldığı karbonhidratlı besinlerden yararlanabilmesi için bedenin bu vitamine gereksinimi vardır.
Bu vitamin;
kuşkonmaz, lahana, havuç, kereviz, hindistancevizi, hindiba, greypfrut, limon, maydanoz, nar, turp, şalgam yaprağı, su teresi, bira mayası, çimlendirilmiş buğday, akdarı, soya fasulyesi, yulaf, mısır, muz ve kargo pirinçte bulunur.
B2 Vitamini :
Suda eriyen bu vitamini beden B1 vitaminine oranla daha kolay depo edebilir. Beden karbonhidratlı besinleri enerjiye çevirmek için B1 ve B2 vitaminlerini aynı zamanda kullanır. Gözlerde yanma ve kuruluk, dudaklarda çatlama, ayak altlarında yanma, kulakta ve burunda pullanma, titreme, sersemlik, hareketlerde ağırlaşma, sindirim bozukluğu, saç dökülmesi, dilde ülserleşme B2 vitamini eksikliğinin belirtileridir.
B2 vitamini özellikle bira mayasında bulunur. Diğer kaynaklar; soya fasulyesi ve unu, buğdaylı maddeler, fındık, yerfıstığı, elma, lahana, havuç, ıspanak, greypfrut, kayısı, badem, yulaf, arpa, domates, hurma, şeftali, erik, pirinç, mısır, karnabahar v.b Işık bu vitamini kolaylıkla yok eder.
B3 Vitamini :
Bu vitamin nişastalı ve şekerli maddelerin sindirimi için gereklidir. Kan dolaşımında, karaciğerin sağlıklı çalışmasında, bazı tür baş ağrılarında, zor işitmede yararlıdır. B3 vitamini eksikliğinde şu belirtiler görülür: Endişe, çevrede ses seda yokken sesler işitmek, sersemlik, huzursuzluk, dermansızlık, unutkanlık, diş etlerinde yumuşama, dilde şişme ve kırmızılık.
Bu vitamin;
çimlendirilmiş buğdayda, buğday kepeğinde, bira mayasında, pateteste, domateste, havuçta, fındıkta, cevizde, erikte ve mercimekte bulunur. Şeker ve nişastalı maddeler yendikçe bu vitamine gereksinim artar.
B6 Vitamini :
Bu vitaminin eksikliği böbrek taşlarına neden olabilir. B6 vitamini eksikliği özellikle alınan besin proteince yüksek, karbonhidratça düşükse görülür. Yüksek miktarda protein yüksek miktarda B6 vitamini gerektirir. Ellerde titreme, nedensiz huysuzluk, huzursuzluk, uykusuzluk, unutkanlık yaşlılıktan değil, B6 vitamini eksikliğinden ileri gelebilir.
Bu vitamin;
pirincin ince zarında, yani kargo pirinçte (bu zar piyasada satılan pirinçte yoktur), bira mayasında, has buğday ununda (yani kepekli unda), sebzede, marul, arpa, soya fasulyesi, yulaf ve muzda bulunur. Ancak B6 vitamini pişmeyle kolay yok olduğundan, elden geldiği kadar çiğ besinlerden yararlanmaya bakmalı.
C Vitamini :
Suda eriyen bu vitamin ateş etkisiyle veya pastörizasyon sonucunda yok olur. İnsanı bakterilere karşı korur, damarların sağlığını sürdürür. Bu vitaminden her gün bir miktar almak gerekir. C vitamini kandaki kalsiyumun bedene dağılışında büyük rol oynar. Eksikliği damarların çatlamasına, kemiklerin kolay kırılmasına, eklemlerde ağrıya, diş etlerinde kanamaya, sık sık soğuk algınlığına, damar şişmelerine, sırta ağrı veren disk şikayetlerine, soluk kesikliğine, bedensel halsizliğe, hızlı kalp atışına, baş ağrısına, bitkinliğe v.b. yol açar. Nobel ödülünü kazanan Dr. Linus Pauling`e göre, soğuk algınlığında ve gerginlik halinde günde 3000 - 6000 mg. C vitamini alınmalıdır.
Bu vitamin ;
portakal, greaypfrut, limon, lahana, çilek, kivi, ıspanak, kavun, domates, pancar yaprağı, yeşil fasulye, bezelye, yeşil biberde v.b. bulunur.
D Vitamini :
Bu vitamin eksikliğinde beden besindeki kalsiyumu kendine mal edemez. İnsan yaşlandıkça birçok nedenlerden dolayı bedende bu madde azalır. Ancak organizmamızda yeterli miktarda D vitamini varsa beden kalsiyumu kullanabilir. Aldığımız günlük besinlerde D vitamini pek yoktur. Balık yağında D vitamini boldur. Beden bu vitamini kendi yapabilecek niteliktedir; ancak bunun için yazın bedenimizin güneşin ultra-viole ışınlarını almasını sağlamalıyız. Çünkü beden D vitaminini cilt yoluyla oluşturur.
E Vitamini :
Yağda eriyen bir vitamindir. En önemli görevi A vitaminin yok olmasını önlemektedir. Gerek erkekte, gerekse kadında kısırlığın E vitamini eksikliğinden ileri geldiği öne sürülür. Hücrelerin daha uzun yaşamasını ve yenilenmesini sağlar.
Başlıca kaynaklar; çimlendirilmiş buğday, tohumlu besinler, soya fasulyesi yağı, arı sütü, ceviz. İkinci derecedeki kaynaklar; marul, su teresi, kereviz, maydanoz, ıspanak, lahana, mısır yağı, mısır, yulaf.
K Vitamini :
Kanın pıhtılaşması bu vitamine bağlıdır. Bir yerimizi kestiğimizde kan durmuyorsa beden K vitamininden yoksun demektir. Bu vitamin bağırsaktaki bakteriler aracılığıyla bedende oluşur.
Başlıca kaynaklar; Soya fasulyesi yağı, fındık, ceviz, domates, havuç, yeşil sebzeler.
P Vitamini :
Atardamar ve toplardamarların sağlığı için önemlidir. En iyi kaynağı limon ve portakal, özellikle de kabuklarıdır.
Kolin ve İnozitol
Bu iki vitamin damarlarda kolestrol birikmesine ve damarların sertleşmesine engel olur. Ispanak, yeşil fasulye, çimlendirilmiş buğday, greypfrut, karpuz, kavun, lahana, bezelye, portakal, patates, soğan başlıca kaynaklarıdır.
Keine Kommentare
Can Dündar, 24 Mart Cumartesi günü yayınlanan Milliyet Gazetesi’nde son derece ilginç bir yazı kaleme aldı. Yazıda, önceki gün kaybettiğimiz hayırsever işadamı Kadır Has ile Türkiye’de 68 kuşağına damga vuran en önemli isimlerden biri olan THKP-C lideri Mahir Çayan ve bir rehin alma olayı anlatılıyordu. Aslında bu bilinen, daha önce yazılmıştı, ancak Can Dündar ilginç bir zamanlama ile olayı hatırlatırken, hem Kadir Has’ı hem de Mahir Çayan’ın ortak noktalarına, insani noktalarına ustaca işaret etti. İşte o yazı:

4 Nisan 1971 Pazar… 12 Mart müdahalesinden 3 hafta sonra…
Kadir Has, o gün yeğeni Mete’nin Suadiye’deki evine geldi.
Kapıyı açan iki silahlıdan biri tabancasını Has’ın alnına dayayıp “Hiç konuşma” dedi.
“Dev-Genç’li” olduklarını söylediler.
Adları, Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir’di.
Evde Has’ın gelini Fezal ile onun 8 yaşındaki kızı Berna da vardı.
Sonra Has’ın kız kardeşleri Yıldız ve Fazilet ile eniştesi Talip Aksoy geldiler.
Saat 23.00′te silahlılara 4 kişi daha katıldı:
Ulaş Bardakçı, Oktay Etiman, Kamil Dede, Rüçhan Manas…
Evdeki kasada 1,5 milyon lira değerinde mücevher vardı.
Dokunmadılar.
Onların istediği “400 bin lira fidye” idi. Bu, “günümüzün 200 bin dolarına eşdeğerdi.”
Gece Mete Has’la Talip Aksoy’u Erenköy’deki hücre evine götürdüler. “Para bulunmazsa ikisini de öldürürüz” dediler.
Fezal yiğit kadındı. Kapıda “Kocamın kılına halel gelirse silahla peşinize düşerim” diye bağırdı.
Kadir Has yeni by-pass ameliyatı geçirmişti. orada fenalaştı. Evi basanların yanında sağlık seti vardı. Hemen Has’ı yatağa yatırıp tansiyonunu ölçtüler. Kendisinden özür dilediler ve sabaha kadar başında nöbet tuttular.
Pazartesi sabah, Erenköy’teki evde rehinelere sahanda sucukla kahvaltı ikram edildi. Birinci sigarası verildi.
Diğer evde saat 8′de Mahir Çayan, Kadir Has’la birlikte yola çıktı.
Çıkmadan Fezal’den 200 lira “ödünç” para ve bir çift siyah eldiven almıştı.
Bağdat Caddesi’nde taksiye bindiler. Üsküdar iskelesinden araba vapuruna binip güverteye çıktılar.
Mahir:
“Kadir Bey, herkes sizi tanıyor. Polisler bile selam veriyor. Birbirimize samimi davranalım. Sürekli sohbet edelim. Konuşmasak dahi, ağzınızı oynatın, bana gülün” dedi.
Has bunun üzerine rol yapmaya başladı:
“Mevsim sonbahar, hava güzel… deniz masmavi…”
Mahir bu sözleri “Bravo… bravo…” diye yanıtlıyordu.
O sırada evde…
Küçük Berna okula yollanmamıştı. Kamil Dede, ona matematik çalıştırmaya başladı. Resim ödevini yaptı.
Öğle yemeğini hep birlikte yediler.
Kadir Has’ın Yıldız ablası, “Evladım, akıllı, kültürlü çocuklarsınız. Neden bu mesleği seçtiniz” diye sordu.
Nedenini öğrenince:
“Ne kadar para istediniz” diye sordu.
“400 bin” denince:
“Aaa, Kadir için ne ki; az istemişsiniz. Hiç merak etmeyin, verir” dedi.
O sırada Kadir Has’la Mahir Çayan Kabataş’a çıktılar. Mahir ayakkabısını boyattı.Yine bir taksi ile Has’ın Şişli’deki yazıhanesine gittiler.
Bürodaki kayınbirader Ali, istenen 400 bin liralık fidyeyi duyunca önce yutkundu, sonra Kayserililik içgüdüsüyle Çayan’a sordu:
“250 bin versek olmaz mı?”
İlk elde 200 bin verebildiler. “Kalanı akşama” dediler. Mahir parayı alıp çıktı. Akşam Kadir Has, numaralarını aldığı paraları muhasebe müdürü ile Karaköy iskelesine gönderdi.
Fidyeciler, bunu alıp “ödünç 200 lira ile eldiven”i geri yolladılar.
Has, hemen polise haber verdi; ama artık çok geçti.
Bir süre sonra 2 rehine gözleri ve ağızları bantlı olarak Fenerbahçe’de serbest bırakıldı.
Bugün toprağa verilecek işadamı Kadir Has, o güne ait anılarını Hulusi Turgut tarafından kaleme alınan “Vatan Borcu Ödüyorum” (2002) başlıklı kitabında yazdı.
Sonraki yıllarda hep karşılıksız yaptığı hayır işleriyle anılacaktı. Ancak hayatında verdiği en unutulmaz “karşılıksız para” buydu.
Diğer hayır işlerinin nereye gittiği belliyken, bu 400 bin liranın ne olduğu anlaşılmadı.
Bunu yıllar sonra Bedri Baykam, o günkü fidyecilerden Kamil Dede’ye (”68′li Yıllar”, İmge Yayınevi, 1998) sordu. Şu cevabı aldı:
“O para başımıza bela oldu. Numaralarını almışlar. Bozdurmak istediğimizde her yerde liste vardı. 143 bin lirasını Hava Kuvvetleri’nde tanıdığımız mutemet kanalıyla değiştirdik. Ve parayı yayın çıkarmada, örgüt ihtiyaçlarında, evlerin kirasında kullandık.”
Has, Coca Cola’nın Türkiye temsilcisiydi.
Dev-Genç ise emperyalizmin simgesi olarak gördüğü Cola’ya karşı mücadele veriyordu.
Trajikomik belki:
O yıllarda Cola üretiminde olduğu kadar Cola’ya karşı mücadelede de Kadir Has’ın finans desteği vardı.
Kendisine rahmet, ailesine başsağlığı diliyoruz.
Keine Kommentare